reklamlar

haberler

manşet haberler

Personel Gazete Sağlık Personeli PersonelSaglik.NET

2 Nisan 2017 Pazar

Müezzinoğlu açıkladı: SGK ve İŞKUR birleşiyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Samsun Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odasınca düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin halkı merkeze getirdiğini söyledi.

"Elinizi vicdanınıza koyun, şöyle bir analiz et, kimi merkeze getiriyor sistem." diyen Müezzinoğlu, şöyle devam etti:

"Kılıçdaroğlu 'tek adam' diyor. 58 milyon seçmenin asgari yarısının yetki kullandığı ve yarısının vicdanının sonucu olan bir şey istiyoruz. Nasıl dersin tek adam? Farklı bölgeler, farklı gruplar, bu ülkeyi birlik ve beraber içinde tutacak anlayış yüzde 50'den daha fazlasını merkeze getiriyor. Milletten başka hiç kimsenin oynayamayacağı bir yapıyı getiriyor. Daha önce farklı farklı organizasyonlarla bu milleti krizlere, dolayısıyla ülkemizi de sıradan bir ülkeye, milletimi de sıradan bir millet anlayışı içine çeviren anlayışların bedellerini o oyunları oynayanlar yaşamadı, hepimiz yaşadık."

Şimdi milletin çoğunluğunun vicdanını istediklerini ve 5 yıl "Burada milletin vicdanı var" denileceğini anlatan Müezzinoğlu, "Yüzde 50'den fazlası var. Bu sistem kapı gibi güçlü bir sistem. Kimin adına? Millet adına. O nedenle şimdi milletten korkuyorlar. Millet adına güçlü bir sistemden korkuyorlar. Ondan sonra utanmadan, sıkılmadan milleti korkutmaya çalışıyorlar. Bu millet korkak bir millet değil, bu millet cesur bir millet. Sen korkak olabilirsin. 15 Temmuz'da daha önce cümle içinde söylediğin halde, 'Bu ülkede darbe girişimi olursa ben tankın üzerine çıkarım' dedin. 15 Temmuz'da neredeydin? Daha önce söylediğin cümle realize oluyordu. Neredeydin 15 Temmuz akşamı? O yüzden milleti korkak zannedenler, milleti korkutmaya çalışanları bu millet bir defa daha elinin tersiyle itecek." diye konuştu.

"18 tane 18 ila 24 arasındaki yaş grubundan milletvekili olsa millet ne kaybeder"

Gençlerden de korkanların bulunduğunu dile getiren Müezzinoğlu, gençlerin ülkenin geleceği için önemli olduğuna işaret etti.

Ülkenin geleceği ile ilgili gençlerin önünü kesmeye veya onların hakkını bir başkasının elinde tutmaya hakları olmadığını vurgulayan Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"8 milyondan fazla 18 ila 24 yaş arasında gencimiz var ama dikkat ederseniz devamlı '18 yaş' diyor. 19 nerede, 20 nerede, 21 nerede, 22 nerede, 23 nerede, 24 nerede? 600 milletvekili var. 18 tane 18 ila 24 arasındaki yaş grubundan milletvekili olsa millet ne kaybeder, ülke ne kaybeder? Peki 65 yaş üzerinde oy oranı ne? 4 milyon oy var. Kaç tane milletvekili var, 67 tane. 18 tanesini gençlere aktaralım, 49 tane kalsın orada. Tecrübe ise tecrübe, onlarda da dinamizm var. 17 veya 18 taneden istiyoruz ki aralarından Recep Tayyip Erdoğanlar çıksın ama CHP aralarından 'Kılıçdaroğulları çıkacak' diye korkuyor. Bunun başka izahı yok."

Bir sürü iftira atıldığının altını çizen Müezzinoğlu, şunları söyledi:

"Aynı Recep Tayyip Erdoğan'a söyledikleri gibi. Şimdi 23 yaşındaki gençlere diyor ki, 'Sen mahallende muhtar adayı bile olamazsın. Muhtar azası adayı bile olamazsın. Sen ona bile layık değilsin. Belediye meclis üyesi adayı da olamazsın'. Bu bir hakarettir, haksızlıktır. Bu ülkenin kaderine zulümdür. Bu gençlerin arasından yarınları belirleyen iş adamları, yarınların bakanları, yarınların siyasetçileri çıkacak. 28 bin muhtarımız var. Bu 28 bin muhtarımızın arasında yarısından fazlası ilkokul mezunu bile değil. Bu muhtarlar arasında bir veya 2 bin lise mezunu genç olsun. Niye korkuyorsunuz. Mahalle ne kaybeder, köy ne kaybeder? Ama mesele o değil. Korkuyor, güvenemiyor. Hep ipin ucu kimin elinde olursa olsun ama milletin elinde olmasın."

"İŞKUR ve SGK'yı birbirine koordine edeceğiz"

Bakan Müezzinoğlu, İŞKUR ile SGK'nın yapısında da değişiklik yapacaklarını bildirerek, yasa gerektirmeyenlerin hepsini hızla çözeceklerini belirtti.

Kendisinin devamlı bunu yaşadığını anlatan Müezzinoğlu, "İŞKUR ayrı bir yapı, SGK ayrı bir yapı. Arkadaş birbirinizle örtüşün. 'Yok biz ayrı kurumuz'. Ne demek ayrı kurum? Sağ kolla sol kol bir yerde birbirine bağlı, bir bütündür, bir vücuttur, beraber yürüyeceğiz. Sağ ayakla sol ayak birbirine bağlıdır. Zıplaya zıplaya gidemezsin bir yere. Bunu birbirine koordine edeceğiz. İnşallah bütün bunlarda önümüzdeki süreçte her geçen gün daha iyi olacak ama tabii ki elimizde sihirli değnek yok, basamak basamak. Burada önemli olan niyet hayır, akıbet hayır" ifadesini kullandı.

31 Mart 2017 Cuma

BÜYÜK FETÖ OPERASYONU GELİYOR!

Hükümetin, referandumdan sonra ‘Büyük FETÖ operasyonuna' hazırlandığı belirtiliyor.


Özellikle siyasetçi ve üst düzey bürokratlara yönelik olacağı bildirilen operasyon için AKP kulislerinde, “Turpun büyüğü heybede” yorumları yapılıyor.


Referandum için sahada çalışma yürüten AKP'liler, FETÖ nedeniyle ‘mağdur' veya ‘yanlışlıkla ihraç' iddialarıyla karşılaşıyor. Eleştirilerin büyük bölümünün ‘gerçek dışı' olduğu düşüncesi hakim. Ancak mağduriyetlere neden olunduğu da kabul ediliyor.


En büyük sıkıntı ise ‘dokunulmayan kişilerle' ilgili gelen eleştirilerde yaşanıyor.


Üst düzey FETÖ'cülerin ve siyasilerin korunduğu iddiası rahatsızlığa neden oluyor.

‘TEMİZLİK' SORGUSU


Büyük bölümü AKP içinde olan ve siyaset ayağı konusunda ‘temizlik' yapılmaması sorgulanıyor. SÖZCÜ'nün edindiği bilgiye göre 16 Nisan'dan

sonra ‘Büyük FETÖ dalgası' gelecek.


Şimdiye kadar dokunulmayan ve üst düzey isimlere yönelik operasyonlar gerçekleşecek. Bunlar arasında siyaset kurumu da var. ByLock kullandığı tespit edilen 5 valinin de halen görevde olduğu iddia edildi. Bu konuda çalışma yapıldığı ancak referandumdan önce vali değişikliğinin sıkıntıya neden olacağı için ‘beklemeye' alındığı öğrenildi. Bunlarla ilgili kararnamenin hazır olduğu ve referandumdan sonra işleme konacağı belirtildi.


Kaynak: Sözcü

27 Mart 2017 Pazartesi

Memurlar dikkat!

Binlerce kamu personelinin kişisel bilgileri dolandırıcı bir şebeke tarafından ele geçirildi. Şebekenin Türkiye genelindeki sivil toplum kuruluşları ve bazı kamu kurumlarını arayarak kendilerini İzmir Valiliği OHAL Bürosu çalışanı olarak tanıttıkları ve “FETÖ, PKK ve DHKP/C gibi örgütlerle daha etkin mücadele etmek için çalışanlarınızın bilgilerine ihtiyaç duyulmaktadır” diyerek kamu kurumlarında çalışan kişilere ait bazı bilgileri ele geçirdikleri ortaya çıktı. Şebekenin bazı kurumları ise İzmir Valiliği adına arayarak çalışanları hakkında bilgi talep ettiği tespit edildi. Konunun açığa çıkmasının ardından İzmir Valiliği kurumları uyararak bilgilendirdi. Şebekenin ne amaçla bilgi topladığının araştırılması istendi. Polis de olayla ilgili soruşturma başlatırken şebekenin bağlantılarının çözülmesi için çalışma başlattı. Şebeke üyelerinin verdiği e-mail ve telefonların izini süren polis, bu kişileri her yerde arıyor. kaynak:vatan

19 Şubat 2017 Pazar

Hemşirelerin Zorunlu Stajda İstedikleri Oldu

İSTANBUL Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) Hemşirelik Lisans Tamamlama Programı'na kayıt yaptırıp açıktan öğrenim gören 1000 hemşireye, çalıştıkları hastaneler yerine sadece İstanbul'da staj yapma zorunluluğu kaldırıldı. Öğrenciler, yaşadıkları kentte ve çalıştıkları hastanelerde staj yapabilecek. Yüksek öğretim Kurulu (YÖK) ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan işbirliği ve yönetmelik değişikliği ile 26 Kasım 2014'te ön lisans mezunu sağlık çalışanlarına 'lisans mezunu' olma olanağı sağlandı. Bu olanak çerçevesinde, 2015 yılının güz döneminde İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) Hemşirelik Lisans Tamamlama Programı'na 1000 hemşire kayıt yaptırdı. Erzurum Atatürk, Malatya İnönü ve Samsun 19 Mayıs Üniversitesi gibi yüksek öğrenim kurumları da çok sayıda öğrenciyi kabul etti.


ÖĞRENCİLER TEPKİ GÖSTERDİ


Yaklaşık 1.5 yıldır AUZEF'te açıktan eğitim gören öğrenciler, 4 Ocak'ta yayınlanan AUZEF Hemşirelik Lisans Tamamlama Programı Klinik Uygulama (Staj) Rehberi ile şaşkınlık yaşadı. Klinik Uygulama (Staj) Koordinatörü Prof. Dr. Aytolan Yıldırım imzasıyla yayınlanan rehberde, bölümde uygulanan 20 günlük staj görevinin yalnızca İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bağlı Çapa ve Cerrahpaşa Hastanesi'nde yapılabileceği belirtildi. Öğrenciler bu karara tepki gösterip, Malatya, Erzurum ve Samsun'daki öğrencilerin çalıştıkları kurumlarda staj yapabildiğini belirterek, AUZEF'e başvurarak sorunun çözülmesini istedi. Adana'daki Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde çalışan 26 yıllık hemşire Şerife Poçulu Tekin de, mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.


İSTANBUL ŞARTI KALDIRILDI


Sorunun basına yansıması ardından İstanbul Üniversitesi AUZEF öğrencilerin istemini kabul etti. AUZEF Hemşirelik Lisans Tamamlama Programı Klinik Uygulama Rehberi'nde İstanbul'daki staj zorunluluğu kaldırılarak "Öğrenciler klinik uygulamalarını, ikamet ettikleri ilde bulunan Sağlık Bakanlığı Eğitim-Araştırma Hastanesi ya da Üniversite Hastanesi'nde yapabilir. Öğrenci, Eğitim-Araştırma Hastanesi ya da Üniversite Hastanesi'nde çalışıyorsa klinik uygulamasını kendi çalıştığı kurumda yapabilir ancak çalıştığı birim ya da servis dışında yapması zorunludur" ifadesi eklendi.

10 Şubat 2017 Cuma

Günübirlik ev kiralayanlara kimlik zorunluğu geldi!

678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında, günübirlik ev kiralayanlara da kimlik bildirimi zorunlu hale getirildi. Buna göre, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu'nun ikinci maddesinin birinci fıkrasına, 'bekar odaları' ibaresinden sonra gelmek üzere 'günübirlik kiralanan evler' ibaresi eklendi. Yapılan düzenleme uyarınca ilgili kanunun ikinci maddesinde yer verilen özel veya resmi her türlü konaklama tesisine, tüm kayıtlarını bilgisayarda günü gününe tutma, genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar terminallerine bağlanarak mevcut bilgi, belge ve kayıtları genel kolluk kuvvetlerine anlık olarak bildirme zorunluluğu getirilmiş oldu.

"GENÇLER UYUŞTURUCU KULLANIMI İÇİN KİRALIYORDU"

Getirilen zorunluluk üzerine İzmir'de hizmet veren otel ve pansiyon sahipler de işletmelerini kayıt altına aldırmak için harekete geçti. Özellikle Alsancak civarında bulunan günübirlik kiralanan evlerin sahipleri de kayıt alma konusunda rahat nefes aldı. Henüz kaydı olmayan işletmeciler ise uygun şartların tesisi için girişimde bulunurken kayıt olmak için de kolluk kuvvetlerine başvurulara başladı. Günübirlik kiralık evlerle ilgili uzun süredir sıkıntı yaşadıklarını ve bir çok yere şikayetlerini ilettiklerini belirten İzmir Otelciler Pansiyon ve İşçileri Odası Başkanı Mehmet Gönen, yeni uygulama ile sektörlerinde meydana gelecek değişimi anlattı. Gönen, "Kayıtsız çalışan evlerin birçoğu ahlaki olmayan işler için kullanıldığını defalarca dile getirdi. Kaçak olarak kiraya verilen bu evlerde düşünebileceğiniz her şey olabiliyordu. Gençlerin uyuşturucu kullanımı amacıyla kiraladığı, sıklıkla aldığımız duyumlar arasındaydı" dedi.

2 BİN 100 KAÇAK EV SAVCILIĞA BİLDİRİLDİ

Karaname çıkmadan önce günlük hatta saatlik kiralanan bu evlerin emniyette kaydının olmadığını belirten Gönen, "Günlük 80 ila 100 liradan kiralanıyorlar. Bu konuda Cumhurbaşkanlığı'na, Başbakanlığ'a, bakanlıklara, belediyelere, emniyete kadar her sorumlu kuruma ihbar dilekçeleri yazdık, dosyalar hazırlayıp gönderdik. Bugüne kadar tespit edilen 2 bin 100 kaçak çalışan evi savcılığa bildirmiştik " dedi.

KAÇAK EVLERE CAYDIRICI CEZALAR

Hala bu işi kaçak yapmaya kalkanları ise caydırıcı cezalar beklediğini dile getiren Gönen, "Yapılan düzenlemede, Kimlik Bildirme Kanunu'ndaki adı geçen özel veya resmi konaklama yerleri sorumlu işleticileri, bu yerlerde ücretli veya ücretsiz, gündüz veya gece, yatacak yer gösterdikleri yerli veya yabancı herkesin kimlik ve geliş-ayrılış kayıtlarını, örneğine ve usulüne uygun şekilde günü gününe tutmak, genel kolluk örgütlerinin her an incelemelerine hazır bulundurmak zorunda. Genel kolluk kuvvetlerinin terminallerine bağlanmayanlara 10 bin lira, anlık veri göndermeyen veya gerçeğe aykırı kayıt tutanlara 5 bin lira idari para cezası kesilecek. Bunların tekrarı halinde ise işletme ruhsatları iptal edilecek" dedi.

BİNADAKİ DİĞER KAT MALİKLERİNİN ONAYI GEREK

Günlük kiralık ev işletmeciliği yapan firma sahibinin öncelikle bağlı bulunduğu belediyeye beyanda bulunması ve müsaade alması gerekiyor. Bu izin önce işletme sahibinin esnaf odasına kayıt olması, vergi açılışı yaptırması ve günlük kiralık ev hizmeti sunduğu dairelerin iskanlı bir binada olması gerekiyor. Ayrıca ticari bir işletme gibi işlem görecek olan bu dairenin bulunduğu binadaki tüm kat maliklerinin oy birliği ile sizin orada bir işletme açmanıza izin vermiş olması gerekiyor. Bu kuralları yerine getirmeyen işletmelere de büyük yükümlülükler getiriliyor. 5-10 bin liraya varan cezalar verilmekte. Haksız rekabet yaratan bu kuruluşların tarihi geçirmeden odamıza kayıt yaptırmaları gerekmektedir" dedi.

2 Ocak 2017 Pazartesi

Ebelere yeni görevler

Doğumda bulunan ebeyi yanına çağıran Akdağ, Türkiye’de ebelerin rollerini güçlendirerek yeni rol verdiklerini belirtti.

Sağlıkta dönüşüm kapsamında ebelerin daha etkin olacağını ifade eden Akdağ, ebeliğin sadece doğumla sınırlı olmadığına dikkati çekti.

Ebelere yeni görevler vereceklerini bildiren Akdağ, “2017’de gebe okullarımızın sayısını çok artıracağız. Ebelerimiz, her halükarda hamile anneleri destekliyorlar ama bu gebe okulları biraz daha farklı. Daha uzun süreli eğitim veriyoruz, farkındalığı artırıyoruz. Yeni sağlıklı yaşam merkezleri yapıyoruz. Oralarda da bu işleri devam ettirerek geliştireceğiz.” dedi.

Bakan Akdağ’ın eşi Şeyma Akdağ, Hatice Zümra bebeğe altın taktı. Bakan Akdağ da Türk Kızılayı tarafından hazırlanan sevgi bohçasını takdim etti.

Akdağ ve eşi Şeyma Akdağ, hastanedeki diğer hastaları ziyaret etti, çeşitli hediyeler verdi.

Hatice Zümra’nın babası Nuh Ekmekçi de Sağlık Bakanı Akdağ’a teşekkür etti.


2017’nin ilk bebeği ise Melek olmuştu ve bunu facebook sayfamızdan ilk dakikalarda paylaşmıştık

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri